Platypus Evrime Delil Değildir, Yaratılış Harikasıdır

Paylaşım

Avustralya ve Tanzanya”da göl ve nehirlerde yaşayan Platypus”un bilimsel adı Ornithorhynchus anatinus”tur. Erkeklerinin boyu 50 santimetreye erişmektedir, dişilerininki ise bundan %20 daha azdır. Platypus, “kürkü olduğu ve yavrularını emzirdiği için memeli sınıfına  girmektedir. Kuyruğunu kunduz gibi sallayabilen bu hayvan, kuş gagası ve  sürüngen zehrine sahip olma gibi özellikler de taşımaktadır. Genellikle su  altında yaşayan bu hayvanlar, zehirlerini arka ayaklarında taşımaktadırlar. Platypus aynı bir memeli gibi tüylere sahiptir ve yavrularını emzirir, ama sürüngenler gibi yumurtlayarak çoğalır ve zehir üretir. Aynı kuşlar gibi bir gagaya sahiptir, ama aynı amfibiyenler gibi zamanının büyük bölümünü suda geçirir. Platypus, tüm bu özelliklerin ortaya koyduğu gibi, apayrı canlı gruplarına ait özellikleri üzerinde barındıran bir “mozaik” canlıdır. Evrimciler bir zamanlar bu canlıyı bir ara form olarak göstermeye çalışmışlarsa da bu iddia, paleontolojinin önde gelen otoriteleri tarafından terk edilmiştir.

Stephen Jay Gould, platypus gibi “mozaik canlılar”ın bir ara geçiş formu olarak kabul edilemeyeceğini açıkça ifade etmektedir. (S. J. Gould & N. Eldredge, Paleobiology, Vol 3, 1977, s. 147) 

Ornitorenk ( Ornithorhynchus anatinus)
PLATYPUS

Zaten evrimcilerin ellerinde, Platypus”taki bu mozaik özelliklerin diğer canlı gruplarından nasıl evrimleşmiş olabileceğine dair hiçbir delil bulunmamaktadır, bu konuda tek bir fosil kanıtı gösterememektedirler.  Darwinizm”e göre bu mozaik canlının tüm çarpıcı ve farklı özelliklerinin aynı anda ve kusursuz şekilde farklı canlılardan evrimleşmiş olması gerekmektedir. Fakat Darwinistlerin elinde bu konuya açıklama olabilecek tek bir bilimsel bulgu ve tek bir delil bulunmamaktadır. Platypus”un farklı canlılarda bulunan bu canlıya özgün özellikleri, Darwinistler tarafından kesin olarak açıklamasızdır. Aslında evrim teorisi için açık bir açmaz oluşturan böylesine bir canlının evrime delil olarak lanse edilmeye çalışılması, evrimci çarpıtmaların ne boyutlara ulaşabileceğini görebilmek bakımından önem taşımaktadır.

 Memelilerin iddia edilen evrimi hiçbir kanıta dayanmamaktadır

Hürriyet haberinde platypus üzerindeki bu araştırmanın, “memelilerin milyonlarca yıl önce nasıl evrim geçirdiğinin açıklanmasına yardımcı olmasının umulduğu” şeklinde bir ifadeye yer verilmişti. Oysa memelilerin evrimi senaryosu, hiçbir bilimsel kanıtla desteklenmeyen ve tamamen dogmatik olarak ayakta tutulmaya çalışılan bir masaldan ibarettir.

 Evrimci kaynaklara baktığımızda, memelilerin kökeni konusunda ısrarlı bir sessizlik olduğunu görürüz. Bu yüzden evrimci paleontolog Roger Lewin, “ilk memeliye nasıl geçildiği hala bir sırdır” demek zorunda kalır. (Roger Lewin, “Bones of Mammals, Ancestors Fleshed Out”, Science, cilt 212, 26 Haziran 1981, s. 1492)

20. yüzyılın en büyük evrim otoritelerinden ve Neo-Darwinist teorinin kurucularından biri olan George Gaylord Simpson ise, evrim teorisi açısından çok şaşırtıcı olan bu gerçeği şöyle ifade eder:

 Dünya üzerindeki yaşamın en kafa karıştırıcı olayı, Mezozoik Çağı”nın, yani sürüngenler devrinin, memeliler devrine aniden değişmesidir. Sanki bütün başrol oyunculuğunun çok sayıda ve türdeki sürüngenler tarafından üstlenildiği bir oyunun perdesi bir anda indirilmiştir. Perde yeniden açıldığında ise, bu kez başrolünde memelilerin yer aldığı ve sürüngenlerin bir kenara itildiği yepyeni bir devir başlamıştır. Ortaya çıkan memelilerin bir önceki devire ait izleri ise yok gibidir (George Gaylord Simpson, Life Before Man, New York: Time-Life Books, 1972, s. 42.)

Bir evrimcinin ağzından bu ifadeler kuşkusuz ki bir itiraf niteliğindedir. Ancak burada evrimcilerin açıkça söylemekten çekindikleri ve kesin gerçek olan nokta, ne memelilere ne de başka canlılara ait bir önceki devirden kalan tek bir ara fosil örneği bulunmamış olmasıdır.

Kısaca özetleyecek olursak;

  •  Platypus bir mozaik canlıdır. Yani birden fazla türün özelliklerini üzerinde barındırır.
  •  Memeli olmasına rağmen yumurtlayarak çoğalır, kılları vardır, süt bezlerine sahiptir, yavrularını emzirir.
  • Kuş gagasına benzer bir ağzı vardır ve yine su kuşları gibi perdeli ayaklara sahiptir.
  • Sürüngenler gibi zehiri vardır ve yine sürüngenler gibi yumurtalarını vücutlarında bir bölmeye bırakır.
  • Bu canlının dinozor döneminden kalma fosillerine rastlanmıştır (208-146 milyon yıl arası). Ve canlı hiçbir şekilde değişmemiştir.
  • Eğer bu soyu tükenmiş bir canlı olsaydı ve Darwinistler bu canlının fosiline rastlamış olsalardı, muhtemelen diğer pek çok örnekte olduğu gibi Platypusu da ünlü bir ara form olarak lanse edeceklerdi.
  • Oysa Platypus, günümüzde yaşayan ve 200 milyon yıldır HİÇ DEĞİŞMEMİŞ OLAN TAM VE MÜKEMMEL BİR CANLIDIR.

  Sonuç:

Görüldüğü gibi ne platypus”un mozaik özellikleri evrim teorisine kanıt oluşturmakta ne de memelilerin evrimi senaryosu herhangi fosil kaydına dayanmaktadır. Evrimciler, fosil kayıtlarında bulamadıkları ara formları, son olarak platypusun genom incelemesini evrimci beklentilerle bezeyerek kamuoyunun gözünü boyamaya çalışmaktadırlar.